Bir şiir var gönlümde;
Sevdiğim ama söyleyemediğim bir şiir,
Söylemek istediğim ama söylemek istemediğim bir şiir,
Bakışlar gibi kalıplara sığmayan bir şiir,
Sessizlik gibi dudaklarda tıkanıp kalmış bir şiir,
Hayatın sevdası ve ölümün korkusu bir şiir,
Feryat, korku ve çığlık dolu bir şiir,
Gurur gibi yüksek, serkeş bir şiir,
Alev ateş bir şiir!Bir şiir var gönlümde,
Kelimeler, arzu, iniltiyle dolu olmayan bir şiir.
Ateş kesilmiş bir şiir.
Eriten beni, yakan bir şiir
Kin, intikam ve kükreyiş dolu bir şiir.
Kulaklarına kimsenin tanıdık gelmeyen bir şiir.
Hiçbir isme bağlılığı kabullenmeyen bir şiir.
Bir şiir var gönlümde;
Sevdiğim ama söyleyemediğim bir şiir,
Şimdilerin bir şiiri,
Geçmişin bir şiiri.Nâdir-i Nâdirpûr (1929-2000)
· Yolcu
Haberin var gönül yaramdan sanki ey yolcu,
Yükselen her inilti sinenden bir kıvılcım saçıyor.Yoksa geçti duvarın üzerinden bu ateşim de,
Döküldü mü gönül eteklerine bir yolcunun?Yoksa haber mi aldın yalnızlık gamımdan da,
Ağıt yakarsın gam ortağım gibi gece yarısı?Yoksa aşk gülşeninden mi geldin ey sarhoş bülbül,
Yok böyle can yakan inilti hiçbir insanda?Benim ahımdan eğer böyle perişan olduysan,
Neden yok dilberimde bu ahtan bir eser?Söyle gönlünü kaptırmış gece yolcusu neden yok huzurun?
Kimin yolunda böyle siperlerdesin gece yarısı?Sen ey güzel sesli kuş tutsaksın benim gibi,
Ağlıyorsun, yorgunsun, perişansın bak kolun kanadın yok.Geçiyor senin de gecen feryad ve figanla,
Sen de arzusundasın, ötsün diye bülbülün.Doldurdun sırları içine de yoksa ondan mı böyle feryadın
Ondan mı haykırırsın gamını her köşede her mecliste?Yavaş geç biraz nolur, ey gece yolcusu bu mahalleden
Merhemi çünkü nağmelerin bir ciğer yarasınınGecenin sessizliğinde, kendi karanlığında ve yalnızlık çölünde
Rahat tut gönlünü korkma hiç tehlikedenDuvar ve kapı değil yolda gördüğün her şey
Ne gören gözler var bak duvarlar arkasındaYoldaşın bir gönül var bak burda söyler aynı nağmeyi
Sade feryat, inilti yok ki başka hüneriAnlat seni hikayemi gamımın bu iniltili nağmelerinle
Menzilinden geçersen sen eğer sevgilininSor ona: “ey uykulara dalan, bu gece yarısı kim
Hatırlayarak seni kapatmış uykunun yollarını yaşlı gözlerle”?Sor: “Ey uykulara dalan, öldürdü beni gam, anla Allah aşkına
Yok senin aşkından başka benim bir günahım”Pervin-i Bamdad
· Aydınlık ufuk
Bulacağız biz güvercinlerimizi yeniden bir gün,
Ve tutacak güzelliğin elinden sevgi.Bir gün en küçük şarkı öpücük olacak.
Ve her insan,
Her insan için,
Kardeş olacak.Artık insanların kapılarını kilitlemedikleri bir gün,
Karışmıştır kilit efsanelere
Ve gönül,
Yeterlidir yaşamak için.Her sözün anlamının sevmek olduğu bir gün
Son söz için söz peşinde koşmayasın diye.Her sözün ahenginin yaşamak olduğu bir gün,
Ben son şiir için kafiye arama sıkıntısına düşmeyeyim.Her dudağın bir şarkı olduğu bir gün,
En küçük şarkı öpücük olusun diye.Senin geldiğin, gitmemek üzere geldiğin bir gün.
Ahmed-i Şâmlû (1925-2000)
· Yeryüzü Ayetleri
O zaman
Güneş soğudu,
Yeryüzünden bereket kalktı.Bitkiler sahralarda kurudu.
Balıklar denizlerde kurudu.
Toprak artık ölülerini
Kabul etmediArtık kimse aşkı düşünmedi.
Artık kimse fethi düşünmedi.
Hiç kimse,
Artık hiçbir şeyi düşünmedi.Yalnızlık mağaralarında,
Anlamsız varlıklar geldi dünyaya;
Esrar ve afyon kokusu veriyordu kan,
Hamile kadınlar,
Başsız çocuklar doğurdular…
Ne acı ve karanlık günler,
Risaletin o şaşılacak gücünü
Yenilgiye uğratmıştı ekmek.İnsanlar birbirlerinin boğazlarını
Bıçaklarla kesiyorlardı.
Kandan döşekler içerisinde,
Çocuk yaştaki küçücük kızların
Irzına geçiyorlardı.
Furûğ-i Ferruhzâd (1934-1966)
Döner yine Kenân’a kaybolan Yûsuf, üzülme
Üzüntüler kulübesi gül bahçesi olur bir gün, üzülme
İyileşir durumun ey gam çeken gönül kaygılanma
Geçer bu çılgınlığın, sakinleşir başın, üzülmeDönmese de felek bizim arzumuzca iki gün
Bir kararda kalmaz devran her zaman, üzülmeGelirse ömrün baharı, yine çimenler üstünde
Başına gülden şemsiye çekersin ey bülbül, üzülmeÜmitsiz olma sakın ha, bilmezsin gaybın sırrını
Perde ardında olur gizli oyunlar, üzülmeKa’be aşkıyla çölde yürüyeceksen eğer
Batsa da ayağına muğîlân dikeni, üzülmeSevgilinin ayrılığında, rakibin sıkıntısında halimizi
Bilir hep halden hale sokan Allah üzülmeSöküp götürürse de yokluk seli varlık temellerini ey gönül
Kaptanın Nûh ya, korkma tufandan, üzülmeKonak tehlike dolu, hedef çok uzak olsa da
Sonu olmayan bir yol yok, üzülmeYoksulluk köşesinde, karanlık gecelerin yalnızlığında Hâfız
Oldukça virdin dua ve Kur’ân üzülme.Hâfız-i Şîrâzî
· Akıl
Hükümdarların tacı akıl,
Ünlülerin süsü akıl.
Ölümsüz bir canlı bil aklı,
Hayatın sen özü bil aklı.
En iyisi Allah’ın sana verdiklerinin akıl,
En iyisi aklı övmek yürünecek yolların.Kılavuz akıl, gönlü ferahlatan akıl,
Her iki dünyada elinden tutan akıl.Mutluluk da ondan, üzüntün de ondan,
Artışın da ondan, azalışın da ondan.Aklı karanlık, insan aydın ruhlu,
Olamaz asla hiçbir zaman mutlu.Aklı önüne koymadan yürüyen kişinin,
Yaralanır gönlü yaptığı işten dolayı.Akıllı deli der ona,
Yakınları, yabancı der ona.Onunla yükselirsin iki dünyada,
Bağlanır ayakların, bağlıysa eğer aklın.Gözüdür canın akıl, eğer dikkat edersen,
Gözü olmadan canının yaşayamazsın sen.İlk yaratılan akıl, tanı onu,
Canın koruyucusu o, öv onu.Sensin dünyayı kuranın yarattığı,
Bilirsin hep gizliyi ve açığı.Kendine kılavuz al sen hep aklı,
Yakışıksız şeylerden onunla koru canını.Ara doğru yolu sen bilgelerin sözüyle,
Dolaş dünyayı, herkese söyle.Her bilgeden söz dinlesen de,
Öğrenmeden kalma geri bir an bile.Bir dalına ulaşsan da sen sözün,
Bilesin ki; gelmez sonu bilginin.
Firdevsî-yi Tûsî
· İsyan
Dudaklarıma suskunluk kilidi vurma
Söylenmemiş hikayem var gönlümde
Ayağımdan ağır bağları çöz
Bu sevdadan dolayı perişan gönlümGel ey adam, ey bencil yaratık
Gel, aç kafesin kapılarını
Bir ömür boyu beni zindana tıktıysan da
Şu bir nefes için salıver artık beniBen o kuşum
Çoktan beri kafasında uçma sevdası olan o kuş
Daracık göğsümde iniltiye dönüştü şarkım
Tükendi hasretle günlerimDudaklarıma suskunluk kilidi vurma
Söylemem gerekir sırlarımı
Duyurmam gerekir bütün dünya insanlarına
Ateşli sesimin yankılarınıMeltem öpücük aldı benden binlerce
Binlerce öpücük bağışladım güneşe
Senin gardiyan olduğun o zindanda
Bir tek öpücükle sarsıldı bir gece varlığım
Gel aç kapıyı, kanat çırpayım
Şiirin aydınlık gökyüzünde
Bırakırsan beni uçmaya
Bir gül olacağım şiir bahçesindeFurûğ-i Ferruhzâd
· Ne Oldu?!
Sözü vardı bize suskun dudaklarının ne oldu?!
Yıllanmış şarabı vardı aşk kadehinin ne oldu?!Kaldı aşk ayakları altında arzuların, Allah aşkına,
Ferhâd, Şirin ağızlı sevdasındaydı ne oldu?!Gül harmanı misali yok oldu bütün arzular.
Çimeni vardı bu hasret vadisinin, sahi ne oldu?!Gölge salmış bu hazan vurmuş bağa sessizlik,
Sözü vardı bülbülün gönlüyle gül dudağının ne oldu?!Yetişmez yakasına elim benim bugün gönlüm
El atmıştı bir nazik tenlinin eteğine ne oldu?!İşlemedi hiç ağlamam taş kalbine senin
Mermeri deler geçerdi gözyaşım ne oldu?!Hatırası o derbeder anların ne kutluydu
Sevdalıydı bir Hoten ceylanına gönlümüz ne oldu?!Haber yok yardan, diyardan bu ğam gurbetinde
Sahi vatanı vardı bu avarenin ne oldu?!Hüseyn-i Vefâyî
• Rubailer
Sözüm her zaman kulağında olsun!
Azığım şekerci dudağından olsun.
Aldığında bensiz eline saf şarabı,
Utan, ama yine de afiyet olsun!Sabahladım arzunla nice geceler senin
Gördüm dudağının vuslatıyla nice mutlu günler senin
Gittin ve gece gündüz şimdi hep söyler dururum:
“Ey sevgilinin vuslat günü! Kutlu olsun gecen senin.”Kan ağlasa da hicran gamıyla gönlüm,
Gamınla mutluluğum gamından daha fazla
Düşünür her gece Allah’ım derim:
“Hicranı böyle, ya vuslatı nasıldır?”Ayağının toprağı, güneşin tacına değer,
Bir gün gamını çekmek ebedî ömre değer.
Şükür Allah’a ki; kestim umudumu senden
Bu umutsuzluk binlerce umuda değer.Sordum güle: “Bulut neden ağlıyor?
Yaslı değil ama kime ağlıyor?”
Doğrusunu söylemek gerekirse sana:
“Benim ömrüme, senin zamanına ağlıyor.”Bak bir, gözüm nasıl ağlar,
Her gece, geçen geceden artık ağlar.
Yıldız yağdıran, kan saçan gözümden
Olsa gözü yıldızın, kan ağlar.Ayrılığınla uzayan gecem biter sonunda;
Çıkar bu vuslat sabahı gelir sununda.
Ayrılığında başımı tutan elim,
Vuslatında boynuna dolanır sonunda.Sevdanla senin kor ateşte ey ay yüzlü,
Yanıp yakıldım, yüzsuyumu dökme.
Dövüşme kavgacı felek gibi benimle,
Sana kaçtım ben, sen benden kaçma!Saf bağladı bahar orduları etrafında gülün
Geldi bulut, doldurdu incilerle eteğini gülün
Kalamaz bunlarla da canında teni gülün
Gelirsen sen çimene, ey harmanı gülün.Vuslatında senin kenarda yaşanmalı,
Parça parça olmuş sineyle yaşanmalı.
Binlerce hileyle gönülsüz kalınmalı,
Binlerce çare bulup cansız yaşanmalı.Ne sabır bir köşeye oturttu beni,
Ne akıl arzusuna gönlün ulaştırdı beni.
Sürüyor ya yar beni önü sıra,
Kurtarsın bundan ölüm artık beni.Çaldı gönlümü dilber cilvesiyle ve gitti.
Gam ekledi gam üstüne gamzesiyle ve gitti.
Çok geç ele geçti ve çok erken gitti!
Saldı ateşlere beni ve duman gibi gitti.Verdiği söz sevgilinin aklından gitti.
O sözleri, o vefayı rüzgara verdi ve gitti.
Bağladı ayağımı hileyle ve özgür gitti.
Çaldı ateşlere beni ve rüzgar gibi gitti.Ne gönülde vuslatından eseri var.
Ne canın ayrılığından emanı var.
Zavallı gönlümündü bütün dünya,
Şimdi bin hileyle tek bir canım var.Enverî
ÇOK GÜZEL
By: SEVİM on Ocak 24, 2009
at 1:31 pm
DEĞERLİ HOCAM,SİTENİZDE İHTİVA ETTİĞİNİZ ŞİİRLER ÇOK GÜZEL VE BİR O KADAR MANİDAR.İNŞALLAH DAHA İYİLERİYLE SİTENİZİ HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ ŞENLENDİRECEKSİNİZ.
By: FATİH YILDIRIM on Ocak 30, 2009
at 9:52 am
hocam cok guzel sıtenız
By: meltem koç on Mart 18, 2009
at 1:44 pm
bu arada acaba dıyorum kı bızde sızın gıbı olabılecekmıyız velıahtınız olurmuyuz hocam sevgılerımle……..
By: meltem koç on Mart 18, 2009
at 1:45 pm
hocam size başarılar diliyorum bende sizin gibi başarılı olurum işallah
saygılarımla…
By: DUYGU YILDIZ on Nisan 25, 2009
at 5:58 pm
hocam şiirler mükemmel ellerinize ve yüreğinize saglık…
By: özlem sürmen on Kasım 5, 2009
at 12:24 pm